volume
stringclasses
4 values
page
int64
1
759
text
stringlengths
0
71.2k
i
1
NUTUK—SÖYLEV I. CILT 1919 — 1920
i
2
Birinci baskı : 1981 İkinci baskı : 1986 Üçüncü baskı : 1989 Dördüncü baskı : 1999 Beşinci baskı : 2006 Altıncı baskı : 2007 Yedinci baskı : 2008 Sekizinci baskı : 2010 Dokuzuncu baskı : 2012
i
3
ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU TÜRK TARİH KURUMU YAYINLARI XXIII. Dizi - Sa. 2\( ^{9} \) GAZİ MUSTAFA KEMAL (ATATÜRK) NUTUK—SÖYLEV I. CİLT 1919 — 1920 Cumhuriyet Halk Partisi'nin 15 - 20 Ekim 1927 tarihleri arasında toplanan İkinci Büyük Kongresinde söylenmiştir. 10. Baskı ANKARA, 2019
i
4
Atatürk, Mustafa Kemal, 1881-1938 Nutuk-söylev. I. cilt, 1919-1920 / Mustafa Kemal Atatürk ; yayına hazırlayanlar İsmail Arar, Uluğ İğdemir, Sami N. Özerdim. — 10. baskı. — Ankara : Türk Tarih Kurumu, 2019. xiii, 579 s. ; 24 cm. — (AKDTYK Türk Tarih Kurumu yayınları ; XXIII. Dizi-Sayı: 2⁹) ISBN 978 - 975 - 16 - 0140 - ...
i
5
SUNUS Atatürk'ün 100. doğum yılı nedeni ile Kurumumuzca yayınlanacak yapıtlar arasında Atatürk'ün Büyük Söylevi'nin esas metni ile bugünkü dile çevrilmiş metninin karşılıklı olarak basılması kararlaştırılmıştı. 1934 yılında İstanbul Devlet Basımevinde basılan nüsha esas metin olarak alınmış, Türk Dil Kurumu'nun "Söylev...
i
6
i
7
AÇIKLAMALAR 1 - NUTUK-SÖYLEV'in bu basımında çift sayılı sayfalar asıl metni, tek sayılı sayfalar ise, dili özleştirilmiş metni içermektedir. 2 - Asıl metin, 1934 basımından alınmıştır. Yazım ve yabancı özel adların yazılışı genellikle olduğu gibi bırakılmış, kimi yerlerde düzeltmeler gerekli görülmüş, Osmanlıca tamlam...
i
8
i
9
İÇİNDEKİLER Sayfa Samsun'a çıktığım gün genel durum ve görünüş 3 Düşünülen kurtuluş yolları 5 Ulusal kuruluşlar, siyasal amaçları 5 Yurt içinde ve İstanbul'da ulusal varlığa düşman kuruluşlar ..... 9 İngiliz Muhipler Cemiyeti 9 Amerika'nın güdümünü isteyenler 11 Ordumuzun durumu 11 Müfettişlik görevimin geniş yetkileri...
i
10
X IÇİNDEKİLER Sayfa Komutayı bırakmamak buyruğu 69 Refet Bey'in Üçüncü Kolordu Komutanlığını bırakması 69 Hamit Bey'in İstanbul Hükümetince görevden çıkarılması ..... 75 Refet Bey'le yazışmalar 77 Erzurumluların yardımları 85 Erzurum Kongresi 87 Erzurum Kongresinin bildirisi ve kararları 89 Erzurum Kongresinde görülen ...
i
11
1ÇİNDEKİLER XI Sayfa Trabzon'dan gelen öneri 253 İlk Bozkır olayı ve İzmit Mutasarrıfının karşı koyması 255 Ferit Paşa'nın çekilmesi 261 Ali Rıza Paşa Hükümeti 261 Ali Rıza Paşa Hükümetinde sezilen duraksama 263 Ali Rıza Paşa Hükümeti ulusal örgütleri ve amaçları soruyor ..... 269 Yunus Nadi Bey'e aracılık yaptırıyorla...
i
12
XII IÇİNDEKİLER Sayfa Ali Rıza Paşa Hükümeti Ulusal Örgütü düşman örgütle bizi de Ali Kemal ve Sait Molla ile bir tutuyor 385 Dahiliye Nazırı Damat Şerif Paşa boyuna ulusal birliği bozmaya, delegemiz Harbiye Nazırı Cemal Paşa da Hükümetin yürütümünü savunmaya çalışıyor 387 Sait Molla nasıl çalışıyordu? 391 Mr. Fru'ya y...
i
13
1ÇİNDEKİLER XIII Sayfa Hükümeti düşürmek ve kesin savaşım durumu almak gereği ..... 503 Ali Rıza Paşa'nın ve Hükümetinin içyüzü 505 Aldatıcı sözler ve ağır karalamalar 509 Ulusal bir hükümet kurulamayışı 513 Kuvayı Milliye'nin çalışmalarını sürdürmesi konusunda kamuoyunun yoklanması 517 Olayların gidişine bağlı kalamaz...
i
14
i
15
DÜZELTMELER Asıl metin çift sayılı sayfalarda, özleştirilmiş metin ise tek sayılı sayfalardadır. <table><tr><td>Sayfa</td><td>Satır</td><td>Doğrusu</td></tr><tr><td>135</td><td>dipnot</td><td>(burada ve başka yerde konulan * işareti sayıya çevrilmelidir. * yalnız, Atatürk&#x27;ün dipnotları için kullanılmalıdır.)</td><...
i
16
i
17
NUTUK SÖYLEV
i
18
NUTUK Samsun'a çıktığını gün umu- ml vaziyet ve manzara 1919 senesi Mayısının 19 uncu günü Samsun'a çıktım. Vaziyet ve manzara-i umumiye : Osmanlı Devleti'nin dahil bulunduğu grup, Harb-i Umumîde mağlûp olmuş, Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, şeraiti ağır bir mütarekenâme imzalanmış. Büyük Harbin uzun seneleri za...
i
19
SÖYLEV 1919 yılı Mayısının 19'uncu günü Samsun'a çıktım. Genel durum ve görünüş : Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu topluluk, Genel Savaşta \( ^{1} \) yenilmiş, Osmanlı ordusu her yanda zedelenmiş, koşulları ağır bir ateşkes anlaşması \( ^{2} \) imzalanmış. Büyük Savaşın uzun yılları boyunca, ulus, yorgun ve yoksul ...
i
20
4 NUTUK Ermeni Patriği Zaven Efendi de, Mavri Mira heyetiyle hem-fikir olarak çalışıyor. Ermeni hazırlığı da tamamen Rum hazırlığı gibi ilerliyor. Trabzon, Samsun ve bütün Karadeniz sahillerinde teşekkül etmiş ve İstanbul'daki merkeze merbut Pontus Cemiyeti sühuletle ve muvaffakıyıcte çalışıyor (Ves. 2). Vaziyetin dehş...
i
21
SÖYLEV 5 Ermeni Patriği Zaven Efendi de, Mavri Mira Kurulu ile düşün-ce birliği içinde çalışıyor. Ermeni hazırlığı da tam Rum hazırlığı gibi ilerliyor. Trabzon, Samsun ve bütün Karadeniz kıyılarında kurulan ve İstanbul'daki merkeze bağlı Pontus Cemiyeti kolaylıkla ve başarıyla çalışıyor. (belge : 2) Durumun korkunçluğu...
i
22
6 NUTUK mazsa Fransa'nın muavenetini temin etmek idi. Bu maksatla bazı ecnebi rical ile temas ve mülâkatlar da aramışlardı. Hedeflerinin bir Trakya Cumhuriyeti teşkili olduğu anlaşılıyordu. Vilâyat-ı Şarkıye Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti'nin maksad-ı teşekkülü de; [nizamnamelerinin ikinci maddesi] şark vilâyetleri...
i
23
SÖYLEV 7 Fransa'nın yardımını sağlamaktı. Bu düşünceyle kimi yabancı devlet adamlarıyla ilişki kurmak ve konuşmak yollarını da aramışlardı. Amaçlarının bir Trakya Cumhuriyeti kurmak olduğu anlaşılıyordu. Vilâyatı Şarkiye Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyeti'nin kuruluş amacı da (tüzüklerinin ikinci maddesi), doğu illerinde...
i
24
8 NUTUK bir gazete neşrediyor. Hâdisat gazetesinin imtiyazını deruhte ediyor. Bir taraftan da İstanbul'daki Düvel-i Mü'telife mümessillerine ve İtilâf Devletleri başvekillerine muhtıra veriyor. Avrupa'ya bir heyet izamına teşebbüs ediyor (Ves. 7). Bu izahattan sühuletle anlaşılacağını zannederim ki, Vilâyat-ı Şarkıye M...
i
25
SÖYLEV 9 illerinde Müslüman halkın haklarını savunmak için Le Pays \( ^{1} \) adında Fransızca bir gazete yayımlıyor. Hâdisat \( ^{2} \) gazetesinin sahipliğini üzerine alıyor. Bir yandan da İtilâf devletleri başbakanlarına ve İstanbul'daki temsilcilerine birer andır \( ^{3} \) veriyor. Avrupa'ya bir kurul yollamaya gi...
i
26
10 NUTUK İstanbul'da mühim addolunacak teşebbüslerden biri İngiliz Mu-hipler Cemiyeti idi. Bu isimden, İngilizlere muhip olanların teşkil ettiği bir cemiyet anlaşılmasın! Bence, bu cemiyeti teşkil edenler, kendi şahıslarını ve menfaat-i şahsiyelerini sevenler ve şahıslariyle menfaat- lerinin masuniyeti çaresini Lloyd C...
i
27
SÖYLEV 11 İstanbul'da önemli sayılacak kuruluşlardan biri İngiliz Mu-hipler Cemiyeti \( ^{1} \) idi. Bu addan İngilizleri sevenlerin kurdukları bir dernek olduğu anlaşılmasın! Bence bu derneği kuranlar, kendilerini ve kişisel çıkarlarını sevenler ve kendi varlıklarıyla çıkarlarının dokunulmazlık çaresini Lloyt Corc (Ll...
i
28
12 NUTUK Merezi Konya'da bulunan İkinci Ordu Müfettişliğine mensup kıtaatın vaziyeti şöyle idi : Bir firkası (41 inci Fırka) Konya'da ve bir firkası (23 üncü Fırka) Afyon Karahisari'nda bulunan 12 nci Kolordu, karargâhiyle Konya'da bulunuyordu. İzmir'de esir olan 17 nci Kolordunun, Denizli'de bulunan 57 nci firkası da,...
i
29
SÖYLEV 13 Merkezi Konya'da bulunan İkinci Ordu Müfettişliğine bağlı birliklerin durumu şöyle idi : Bir tümeni (41. Tümen) Konya'da ve bir tümeni (23. Tümen) Afyonkarahisar'da bulunan 12. Kolordu, karargâhıyla Konya'da bulunuyordu. İzmir'de düşman eline düşen 17. Kolordunun, Denizli'de bulunan 57. Tümeni de bu kolorduya...
i
30
14 NUTUK Bu vâsi salâhiyetin, beni İstanbul'dan nefyü teb'it maksadiyle Anadolu'ya gönderenler tarafından bana nasıl tevdi edildiği mucib-i istiğrabınız olabilir! Derhal ifade etmeliyim ki, bana bu salâhiyeti onlar bilerek ve anlayarak vermediler. Herçibadâbat benim İstanbul'dan uzaklaşmamı arzu edenlerin icat ettikler...
i
31
söylev 15 Bu geniş yetkiyi, beni İstanbul'dan sürmek ve uzaklaştırmak amacıyla Anadolu'ya gönderenlerin bana nasıl verdiklerine şaşabilirsiniz. Hemen söylemeliyim ki, bana bu yetkiyi onlar bilerek ve anlayarak vermediler. Her ne olursa olsun benim İstanbul'dan uzaklaşmamı isteyenlerin buldukları gerekçe, “Samsun ve yör...
i
32
16 NUTUK Diğer mühim bir noktayı da ifade etmek lâzımdır. Çare-i halâs ararken, İngiltere, Fransa, İtalya gibi düvel-i muazzamayı gücen-dirmemek esas gibi telâkki olunmakta idi. Bu devletlerden yalnız biriyle dahi başa çıkılamayacağı vehmi, hemen bütün dimağlarda yer etmişti. Osmanlı Devleti'nin yanında, koskoca Almany...
i
33
SÖYLEV 17 kurtuluşun anlamını kavrama yeteneğinden yoksun... Bu inançla bağdaşmaz oy ve düşüncelerini açığa vuracakların vay haline! Hemen dinsiz, vatanısız, hain, istenmez olur. Bir başka önemli noktayı da söylemek gerekir. Kurtuluş yolu ararken, İngiltere, Fransa, İtalya gibi büyük devletleri gücendirmemek, temel ilk...
i
34
18 NUTUK idi. Hakikat-i halde, içinde bulunduğumuz tarihte, Osmanlı Devleti'nin temelleri çökmüş ve ömrü tamam olmuştu. Osmanlı memleketleri tamamen parçalanmıştı. Ortada bir avuç Türkün barındığı bir ata yurdu kalmıştı. Son mesele, bunun da taksimini teminle uğraşılmaktan ibaretti. Osmanlı Devleti, onun istiklâli, pad...
i
35
SÖYLEV 19 çürüktü, temelsizdi. Gerçekte, içinde bulunduğumuz o günlerde, Osmanlı Devleti'nin temelleri çökmüş, ömrü tükenmişti. Osmanlı ülkeleri bütün bütüne parçalanmıştı. Ortada bir avuç Türkün barındığı bir ata yurdu kalmıştı. Son sorun, bunun da paylaşılmasını sağlamak için uğraşılmaktan başka bir şey değildi. Osma...
i
36
20 NUTUK Şu fark ile ki, istiklâli için ölümü göze alan millet, insanlık haysiyet ve şerefinin icabı olan bütün fedakârlığı yapmakla müteselli olur ve bittabi esaret zincirini kendi eliyle boynuna geçiren miskin, haysiyetsiz bir millete nazaran yar ve ağyar nazarındaki mevkii farklı olur. Sonra Osmanlı hanedan ve salta...
i
37
SÖYLEV 21 Şu ayrımla ki, bağımsızlığı için ölümü göze alan ulus, insanlık onur ve şerefinin gereği olan her özveriye başvurduğunu düşünerek avunur ve kuşkusuz, tutsaklık zincirini kendi eliyle boynuna geçiren uyuşuk, onursuz bir ulusla karşılaştırılınca, dost ve düşman gözündeki yeri çok başka olur. Sonra, Osmanlı soyu...
i
38
22 NUTUK idaresinin bütün esasat ve eşkâlini tahakkuk ettirmesi tabiî ve gayrikabil-i içtinap bir seyr-i tarihî idi. Bu mukadder seyr-i tarihiyi an'ane-vî itiyadatiyle, derhal ihtisas eden hanedan-ı hükümdari ilk andan itibaren milli mûcadelenin hasm-ı bîâmanı oldu. Bu mukadder seyr-i tarihîyi ilk anda ben de müşahede ...
i
39
söyüev 23 evre bugünkü döneme değin gerçekleştirmesi olağan ve kaçınılmaz bir tarih akışı idi. Bu kaçınılmaz tarih akışını, gelenekten gelen alışkanlığı ile, hemen seizileyen hükümdar soyu, ilk andan başlayarak ulusal savaşım amansız bir düşmanı oldu. Bu kaçınılmaz tarih akışını, ilk anda ben de gördüm ve seizinledim. ...
i
40
24 NUTUK sonra, beni şimdiden tenvire medar olacak hususat varsa iş'arını) rica ettim (Ves. 10). Filhakika Samsun ve havalisinde Rum çetelerinin İslâm ahaliye tecavüzü ve zaten vasıtasız bırakılmış olan hükûmet-i mahalliyenin ecnebi müdahalâtı yüzünden hiçbir tedbir alamaması, vaziyeti müşkül kılmıştı. Tanıdığımız ve k...
i
41
söylev 25 aydınlatmaya yarayacak bir şey varsa bildirilmesini" rica ettim. (belge: 10). Gerçekten, Samsun ve yöresinde Rum çetelerinin Müslüman halka saldırması ve öteden beri araçsız bırakılmış olan bu bölge yöneticilerinin yabancı devletlerin işe karışmaları yüzünden hiçbir önlem alamaması, durumu güçleştirmişti. Tan...
i
42
26 NUTUK Kolordu kumandanı aynı telgrafnamesinde «Afyon Karahisar’ında bulunan 23 üncü Fırkanın, mevcudunun pek az olduğundan ve orada ellerine geçen efradı bu fırkaya göndermekte olduklarından bahsettikten sonra, Kastamonu ve Kayseri havalisinde bazı muhil-li asayiş vakayi hakkında haberler gelmeğe başladığını zikredi...
i
43
söylev 27 Kolordu Komutanı yine bu telyazısında : “Afyonkarahisar’da bulunan 23. Tümenin er sayısının pek az olduğundan ve orada ellerine geçen erleri bu tüme ne göndermekte olduklarından söz açıktan sonra, Kastamonu ve Kayseri yörelerindeki güvenliği bozan birtakım olaylar üzerine haberler gelmeye başladığını” bildiri...
i
44
28 NUTUK olduğunu ve Cafer Tayyar Bey'in nerede bulunduğunu sordum (Ves. 17). Cevat Paşa 17 Haziranda cevap verdi. «Cafer Tayyar Bey'in Kolordu Kumandanı olarak Edirne'de bulunduğunu» öğrendim (Ves. 18). Amasya'dan 18 Haziran 1919 tarihinde, Edirne'de, Birinci Kolordu Kumandanı Cafer Tayyar Bey'e şifre ile verdiğim dir...
i
45
söylev 29 Tayyar Bey'in nerede bulunduğunu sordum. (belge: 17) Cevat Paşa 17 Haziranda yanıt verdi. "Cafer Tayyar Bey'in Birinci Kolordu Komutanı olarak Edirne'de bulunduğunu" öğrendim. (belge: 18) Amasya'dan 18 Haziran 1919 günü Edirne'de Birinci Kolordu Komutanı Cafer Tayyar Bey'e şifre ile verdiğim yönergede başlıca...
i
46
30 NUTUK Doğrudan doğruya bu kuvvetler kumandanlarına da bazı emirler yazmıştım. Nihayet 29 Haziranda, Fırka 56 Kumandanı Bekir Sami Bey'in iki gün evleki tarihli bir şifre telgrafını aldım. 56 ncı Fırkaya İzmir'de Hurrem Bey namında bir zat kuman-da ediyormuş. Bu zat ve İzmir'deki iki alayın bakıyetüsüyufu zabitleriyl...
i
47
söylev 31 doğruya bu kuvvetlerin komutanlarına da bazı buyruklar yazmıştım. Bunun üzerine, 29 Haziranda, 56. Tümen Komutanı Bekir Sami Bey'in, iki gün önceki tarihi taşıyan, bir şifresini aldım. 56. Tüme me 12mir'de Hurrem Bey adında bir kişi komuta ediyormuş. Bu komutan ve 12mir'deki iki alayın kılıç artıkları, subayl...
i
48
32 NUTUK mektedir. Teessūrat zeptolunamyor. Kabil-i hazım ve tahammül olamayan bu ahvalin derhal izalesi, bütün medenî milletlerle, büyük devletlerin adil ve tesirinden sabırsızlıkla intizar, zemininde önümüzdeki hafta zarfında ve muhtelif vilâyata göre pazartesi başlayıp çarşamba günü, müracaatın arkası alınmak üzere,...
i
49
SÖYLEV 33 koparp alması gibi olaylar, bütün ulusa kan ağlatmaktadır. Üzüntüler önlenemiyor. Katlanulamayacak ve dayanılamayacak bu olayların hemen önlenmesi, bütün uygar uluslarla, büyük devletlerin adaletinden ve etkisinden sabırsızlıkla beklendiği yolunda, önümüzdeki hafta içinde ve çeşitli illere göre, Pazartesi baş...
i
50
34 NUTUK Efendiler, Sinop ahalisi namına İtilâf Devletleri mümessillerine verilen 3 Haziran 1919 tarihli muhtıranın zirindeki imzalara göz gezdirirken müfti vekili efendinin imzasını müteakıp gördüğüm imza arzettiğim satırları yazan ve yazdıran ruhu bana keşfettirdi. O imza, Hürriyet ve İtilâf Fırkası reis-i sanisi ola...
i
51
SÖYLEV 35 Baylar, Sinop halkı adına İtilâf Devletleri temsilcilerine verilen 3 Haziran 1919 günlü bu andırımın altındaki imzalara göz gezdirirken müftü vekili efendinin imzasının yanında gördüğüm imza, bilginize sunduğum satırları yazan ve yazdıran ruhu bulup çıkarmama yaradı. O imza, Hürriyet ve İtilâf Fırkası ikinci ...
i
52
36 NUTUK Hakikatte, ne Sivas'ta dai-i endişe bir hal vardı ve ne de Hristiyanların katil ile tehdit edildiği vaki idi. Mesele, milletçe yapılmağa başlanılan mitinglerden müteessir olan ve bunu emellerinin husulüne mâni addeden anasır-ı Hıristiyaniyenin, ecnebilerin nazar-ı dikkatini celp için bililtizam yaptıkları işaa...
i
53
SÖYLEV 37 Gerçekte, ne Sivas'ta kaygı verici bir durum vardı, ne de Hıristiyanlar ölümle korkutulmuştu. Sorumu, ulusça yapılmaya başlanılan gösteri toplantılarından kaygınlanan ve bunu amaçlarının gerçekleşmesine engel sayan Hıristiyan azınlıkların, yabancıların dikkatini çekmek için, bile bile yaydıkları uydurma haber...
i
54
38 NUTUK madan birinin muzaheretini temin merkezindedir» havadisini neşrü tamim etmesi üzerine sadrazama «Milletin istiklâl-i milliyi muhafazaya âzim olduğunu ve bütün avakıb-i meş'umeye karşı en son fedakârlığı göze aldırdığını ve vicdan-ı milliyi temsil etmeyen ihbaratın şayan-ı endişe akisler tevlit ettiğini» yazmak...
i
55
SÖYLEV 39 düşüncesi, Türkiye'nin büyük devletlerden birinin yardımını sağlamak üzerinde toplanmıştır." haberini yayması üzerine Sadrazama: "Ulusun, bağımsızlığını korumaya kararlı olduğunu ve bütün kötü sonuçlara karşı her türlü özveriyi göze aldığını ve ulusal vicdanı yansıtmayan haberlerin kaygı verici yankılar doğur...
i
56
40 NUTUK dan vilâyat-ı şarkıye ahalisi bittabi müteessir ve istizah-ı keyfiyete mecbur oldu. İn'ikat etmiş olan Şûra-yı Saltanatta da hemen heyet-i umumiye istiklâl-i millinin muhafazasını ve mukadderat-ı milletin bir şûra-yı milliye tevdiini talep eylediği halde yalnız hükûmetin istinat eylediği İtilâf ve Hürriyet Fır...
i
57
SÖYLEV 41 Bundan, doğu illeri halkı elbette üzüntü duydu ve durumun açıklanmasını istemek zorunda kaldı. Toplanmış olan Saltanat Şürası'nda da, hemen bütün üyeler, ulusal bağımsızlığın korunmasını ve ulus alnyazısının bir ulusal kurultay eline bırakılmasını istemelerine karşın, yalnız hükümetin dayandığı ve İtilâf ve H...
i
58
42 NUTUK Sivas'ta umuml bir milli heyet toplamak kararı Bu sebeple 18 Haziran 1919 tarihinde Trakya'ya verdiğim direktife işaret ettiğim bir noktanın, tatbıkı zamanı gelmiş bulunuyordu. Hatırınızdadır ki o nokta, Anadolu ve Rumeli teşkilât-ı milliyesini tevhid ederek, bir merkezden temsil ve idare eylemek üzere, Sivas'...
i
59
SÖYLEV 43 Bu nedenle 18 Haziran 1919 günü Trakya'ya verdiğim yöner- gede işaret ettiğim bir noktanın uygulanması zamanı gelmiş bulun- nuyordu. Hatırınızdadır ki o nokta, Anadolu ve Rumeli ulusal ör- gütlerini birleştirecek, bunları bir merkezden yönetmek ve ad- larına iş görmek üzere, Sivas'ta genel bir ulusal kurultay...
i
60
44 NUTUK Efendiler, o müsvedde işte aynen şu kâğıtlardır. (Göstererek) dört maddeyi ihtiva ediyor, muhteviyatını beyan ettim. Nihayetinde benim imzam vardır. Bir de vazife itibariyle erkânıharbiye reisim bulunan Miralay Kâzım Bey'in (elyevm İzmir Valisi Kâzım Paşa), erkânıharbiyemden tebliğe memur Husrev Bey'in (elyevm...
i
61
söylev 45 Baylar, o müsvedde işte olduğu gibi şu kâğıtlardır, (gös- tererek) dört maddeliktir, içindekileri söyledim. Altında benim imzam vardır. Bir de, görevi dolayısıyla, kurmay başkanını bulunan Albay Kâzım Bey'in (şimdi İzmir Valisi Kâzım Paşa \( ^{1} \) ), kur- maylarımdan bildirim işleriyle görevli Husrev Bey'in...
i
62
46 NUTUK Rauf Bey, filhakika İstanbul'dan çıkmak lüzumunu hissetmiş ve çıkmış.. fakat benim yanıma gelmedi, arkadaşı olan Elli Altıncı Fırka Kumandanı Miralay Bekir Sami Bey'e mülâki olmak ve İzmir cephesine daha yakın bir yerde, daha faal ve daha faydalı olacağını farzederek Bandırma - Akhisar tarikıyle Manisa havalis...
i
63
söylev 47 Rauf Bey gerçekten İstanbul'dan çıkmak gereğini duymuş ve çıkmış; ama benim yanıma gelmedi. Arkadaşı olan 56. Tümen Komutanı Albay Bekir Sami Bey'le buluşmak istemiş ve İzmir savaşboyuna daha yakın bir yerde daha etkili ve daha yararlı olacağını sanarak Bandırma - Akhisar yoluyla Manisa bölgesine gitmiş. Gitt...
i
64
48 NUTUK İstanbul'da bazı matlara gönderdığım mektup Kongreye daveti mutazammın tamim, makamat-ı mülkiye ve askeriyeye şifre olarak verildi. Bundan başka İstanbul'da bulunan bazı zevata da gönderildi. Fakat bu zevata ayrıca bir de umumi mektup yazdım. Kendilerine mektup yazdığım zevat şunlardı: Abdürrahman Şeref Bey, R...
i
65
SÖYLEV 49 Kongreye çağrı genelgesi, sivil ve askeri makamlara şifreli olarak gönderildi. Bundan başka, İstanbul'da bulunan kimi kişilere de gönderildi. Ama, bu kişilere ayrıca bir de genelge niteliğinde mektup yazdım. Kendilerine mektup yazdığım kişiler şunlardı: Abdurrahman Şeref Bey, Reşit Akif Paşa, Ahmet İzzet Paşa...
i
66
50 NUTUK ahali-i íslāmiyeyi nahak yere kurdrmaktan ve fakat bu vesileden istifade ile halkı haraca kesmekten başka bir iş görmeyen emirsiz, saygısız ve gayrikanun! teşkil edilen bazı heyetler için ötedenberi çektiği telgrafnamelerle de hata-yı siyasisini idareten de artırdı. Müşarileyhin İstanbul'a celbi Harbiye Nezare...
i
67
SÖYLEV 51 si \( ^{1} \) ve Aydın dolaylarında Müslüman halkı haksız yere kırdırmaktan ve böyle bir durumdan yararlanarak halkı haraca kesmekten başka bir iş görmeyen; buyruk dinlemez, saygısız ve yasa dışı kurulan bazı kurullar için öteden beri çektiği tellerle de siyasadaki yanılmalarını yönetimde de artırdı. Adı geçe...
i
68
52 NUTUK Canniz sıkılmazsa, Sait Molla'nın, Rahip Fru'ya yazdığı mektuplardan birini gözden geçirelim : «Ali Kemal Bey'e son feläketi üzerine beyan-ı teessür ettiğinizi söyledim. Bu zatı elde bulundurmak lâzım, bu firsatı kaçırmayalım. bir hediye takdimi için en münasip bir zamandır.» «Ali Kemal Bey dün o zatla görüşmü...
i
69
sövlezv 53 Canniz sıkılmazsa, Sait Molla'nın Rahip Fru'ya yazdığı mektuplardan birini gözden geçirelim : "Ali Kemal Bey'e son felaketi üzerine üzüntü duyduğumuzu söyledim. Bu değerli kişiyi elde bulundurmak gerek, bu fırsatı kaçırmayalım. Bir armağan sunmak için en uygun zamandır." "Ali Kemal Bey dün o kişi ile görüşmü...
i
70
54 NUTUK Kendisi de, bir gün; Sivas'ta vali bulunan Reşit Paşa merhumun nezdine giderek, Dahiliye Nezaretinin emrinden bahsettikten sonra, Sivas'a gittiğim takdirde hakkımda tatbik edeceği muameleyi sormuş. Reşit Paşa, ne yapılabileceğini istizah etmiş. Ali Galip, ben senin yerinde olsam, derhal kollarını bağlar, tevki...
i
71
söylev 55 Kendisi de bir gün, Sivas'ta vali bulunan rahmetli Reşit Paşa'nın yanına giderek, Dahiliye Nazırlığının buyruğundan söz açıktan sonra, Sivas'a gidersem bana karşı ne işlem yapacağını sormuş. Reşit Paşa, ne yapılabileceğinin açıklanmasını istemiş. Ali Galip: “Ben senin yerinde olsam hemen kollarını bağlar, tut...
i
72
56 NUTUK Şimdi, Efendiler; nazarlarımızı tekrar Sivas'ta terkettiğimiz levhaya atfedelim. Ali Galip Bey ve Reşit Paşa arasında hakkımda tatbik olunacak muamelenin münakaşası sahnesine... Münakaşanın hararetli bir safhasında, Reşit Paşa'nın eline, benim Tokat'tan çekilen telgrafımı verirler. Reşit Paşa, hemen Ali Galip ...
i
73
söylev 57 Şimdi baylar, gözlerimizi yeniden Sivas'ta bıraktığımız levhaya çevirelim. Ali Galip Bey'le Reşit Paşa arasında bana karşı ne gibi bir işlem yapılacağının tartışılması sahnesine... Tartışmanın kızıştığı bir sırada, Reşit Paşa'nın eline benim Tokat'tan çekilen telimi verirler. Reşit Paşa, hemen Ali Galip Bey'e...
i
74
58 NUTUK Bu basit tedbirden maksat, muhtac-1 izah değildir. Sivas şehrinin methaline vusulümüzde, caddenin iki tarafı azim bir kalabalık ile dolmuş, ktaat-ı askeriye vaz't mahsusunu almış bulunuyordu. Otomobillerden indik. Yürüyerek askeri ve ahaliyi selâm- ladım... Bu manzara, Sivas'ın muhterem ahalisinin ve Sivas'ta ...
i
75
SÖYLEV 59 Bu küçük önlemin neden alındığı kendiliğinden anlaşılır. Sivas kentine vardığımızda, caddenin iki yanı büyük bir kala-balık ile dolmuş, askeri birlikler tören duruşu almış bulunuyordu. Otomobillerden indik... Yürüyerek askeri ve halkı selamladım. Bu görünüş, Sivas'ın saygdeğer halkının ve Sivas'ta bulunan yiğ...
i
76
60 NUTUK Milli gaye için ortaya atılmak kararı Bu iki vali beylerle, On Beşinci Kolordu Kumandanı Kâzım Kara-bekir Paşa ve beraberimde bulunan Rauf Bey, İzmit mutasarrıf-ı sabıkı Süreyya Bey ve karargâhıma mensup Erkânıharbiye Reisi Kâzım Bey ve Erkânıharp Husrev Bey, Doktor Refik Bey arkadaş-larımla ciddî bir müdavele...
i
77
SÖYLEV 61 Bu iki vali beyle, On Beşinci Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir Paşa ve yanında bulunan Rauf Bey, eski İzmit Muta-sarrıf Süreyya Bey ve karargahımdan Kurmay Başkanı Kâzım Bey ve Kurmay Husrev Bey, Doktor Refik Bey arkadaşlarımla önemli bir görüşme yapmayı uygun gördüm. Kendilerine genel ve özel durumu ve tutul...
i
78
62 NUTUK esasi olduğunu zikrettim. Bu cihet, tamamen, tasvip ve tasdik olunduktan sonra içtimaa nihayet verildi. Efendiler; İstanbul'da, Erkânıharbiye-i Umumiye Riyaseti makamında, yekdiğerine halef, selef olan Cevat ve Fevzi Paşalardan, İstihzarat-1 Sulhiye Komisyonunda çalışan İsmet Bey'den başlayarak Erzurum'a gelin...
i
79
söylev 63 söyledim. Bu da eksiksiz onaylandıktan sonra toplantıya son verildi. Baylar, İstanbul'da Genelkurmay Başkanlığı katında, görevden ayrılan Cevat Paşa ile göreve başlayan Fevzi Paşa'dan ve Barış Hazırlıkları Komisyonunda \( ^{1} \) çalışan İsmet Bey'den başlayarak, Erzurum'a gelinceye değin, her yerde gördüğüm ...
i
80
64 NUTUK hiyette olmadığını millete ve bilhassa ordu mensuplarına göstererek kuvve-i maneviyeyi yükseltmek icap ediyordu. Diğer sebep, sahilde mühim bir nokta olan Trabzon'a haricin bir tasallutu vukuunda oradaki firkanın başında ateşin bir kumandan bulundurmak muvafik idi. Binaenaleyh, Halit Bey'i Erzurum'a celbettird...
i
81
SÜYLEV 65 gizlenilecek nitelikte olmadığını halka ve özellikle askerlere göstererek içgücünü \( ^{1} \) yükseltmek gerekiyordu. Bir de, kıyıda önemli bir yer olan Trabzon'a dışarıdan bir saldırı olursa oradaki tümenin başında ateşli bir komutan bulundurmak uygun olacaktı. Bunun için Halit Bey'i Erzurum'a getirttim. Ona...
i
82
66 NUTUK 140/140 Konya'dan, 9 Temmuz 1919 Saat : 6 Üçüncü Ordu Müfettişliği Seryaverliğine Telgraf ve Posta Müdir-i Umunisi Refik Halit Bey ile Konya Valisi Cemal Bey, 6/7 Temmuz gecesi, telgrafla makina başında muhabere ettiler. Muhaberinin şu suretle cereyan ettiğini haber aldım. Mustafa Kemal Paşa Hazretlerinin icab...
i
83
söylev 67 140-140 Konya'dan 9 Temmuz 1919 Saat: 6 Üçüncü Ordu Müfettişliği Başyaverliğine Telgraf ve Posta Genel Müdürü Refik Halit Bey ile Konya Valisi Cemal Bey, 6/7 Temmuz gecesi, telgrafla makina başında konuştular. Konuşmanın şu yolda geçtiğini öğrendim : "Mustafa Kemal Paşa Hazretleri için gereken işlem yapıldı. ...
i
84
68 NUTUK Kumandayı terketmemek emri Maatessüf, bu vaziyetin şahidi olan ve kendisine kuvvetlerin yanından ayrılmaması tavsiye olunan Salâhattin Bey'in de bir müddet sonra İstanbul'a gittiğini haber aldık. Cemal Paşa'nın gösterdiği bu suimisal üzerine 7 Temmuz 1919 tarihinde, şu umumî tebligatta bulundum : 1 — İstiklâli...
i
85
söylev 69 Ne yazık ki, bu durumun tanığı olan ve kendisine birliklerin başından ayrılmaması salık verilen Salâhattin Bey'in de bir süre sonra İstanbul'a gittiğini öğrendik. Cema' Paşa'nın gösterdiği bu kötü örnek üzerine 7 Temmuz 1919 günü şu genel bildirimi yaptım : 1 — Bağımsızlığımızı koruma uğrunda derlenip örgütle...
i
86
70 NUTUK gemisi ile gelince, derhal verilmesi tabiî olan hüküm, bu zatın İngiliz nokta-i nazarına hâdim olabileceğine dair kendisine itimat edilmiş olmasıdır. Bu hüküm, bir zan mertebesinde olsa dahi, Refet Bey'in kumandayı tevdide istical etmemesi, hiç olmazsa bizim de nokta-i nazarımızı alması iktıza ederdi. İtimat e...
i
87
SÖYLEV 71 ve hem de İngiliz gemisiyle gelince, hemen düşünülmesi doğal olan şey, bu kişinin İngiliz görüşüne uygun iş görebileceğine güvenilmiş olmasıdır. Bu yargı, bir sanı niteliğinde olsa bile, Refet Bey'in komutayı vermekte ivedi davranmaması, hiç olmazsa bizim de düşüncemizi sorması gerekirdi. İnanıp komutayı verd...
i
88
72 NUTUK Refet Bey'in Amasya'dan yazdığı bir telgraf, yalnız Salâhattin Bey hakkında tereddüdü değil, daha birkaç noktaya taallûk eden mütaleatı da ihtiva ediyordu. Müsaade buyurursanız aynen arzedeyim : Müstaceldir Asayişe mütealliktir 719 Amasya'dan, 15/7/1919 Erzurum'da K. O. 15 Kumandanlığına Mustafa Kemal Paşa Haz...
i
89
SÖYLEV 73 Refet Bey'in Amasya'dan çektiği bir tel, yalnız Salâhattin Bey üzerindeki kuşkuyu değil, daha birkaç nokta ile ilgili düşünceleri de kapsyordu. İzin verirseniz olduğu gibi bilginize sunayım. İvedidir. Amasya'dan Güvenlikle ilgilidir. 15.7.1919 719 Erzurum'da On Beşinci Kolordu Komutanlığına Mustafa Kemal Paşa...
i
90
74 NUTUK Salâbetlerini, en çok muhafaza etmeleri lâzmgelen arkadaşların; her halde rahmet okumayacak kimselerin sözlerinden tehlikeler tahayyül etmeleri ve bunu bir kanaatle söylemeleri neye delâlet eder? Refet Bey, telgrafının sonunda, bana da ders veriyor. «Daima itidalin gözetilmesini» ve «vaziyetin iyi idare edilme...
i
91
SÖYLEV 75 demektir? En çok sıkı durmaları gereken arkadaşların, iyilik düşünmeyecekleri besbelli olan kimselerin sözleri üzerine tehlike kuruntusuna kapılmaları ve bunu inançla söylemeleri neyi gösterir? Refet Bey, telinin sonunda, bana da ders veriyor: "Her zaman ölçülü davranılmasını ve işlerin iyi yönetilmesini yeni...
i
92
76 NUTUK Binaenaleyh efkârımızı telhis, ef'alimizi tesri iktıza ediyor. Bu hususta, benim hatırıma gelen şudur : Aynı zamanda her taraftan zât-ı şahaneye bir telgraf çekelim. On aydanberi gözü önünde alelekser kendi arzu ve hevesi dahilinde cereyan eden rezaletler delâletiyle nereye sürüklenmekte olduğunu gören milleti...
i
93
SÜYLEV 77 kötüleşiyor. Bunun için sözümüzü kısa kesip işleri çabuklaştırmak gerekiyor. Bu konuda benim aklıma gelen şudur : Aynı zamanda her yerden Padişah Hazretlerine tel çekelim. On aydan beri gözü önünde ve çok zaman kendi istek ve hevesince olup biten alçaklıklarla nereye sürüklenmekte olduğunu gören ulusun, ne ol...
i
94
78 NUTUK dikkati celbolunur. İhtimal ki Refet Bey böyle bir vaziyeti nazar-ı dikkate alarak şimdilik Amasya'da kalmağı da tercih eder.» Beşinci Fırka Kumandanının 19 Temmuz 1919 da verdiği cevapta calib-i dikkat şu cümleler vardı: «Salâhattin Bey el'an Samsun'dadır. Şimdiye kadar kendisiyle temas edemediğim gibi hiçbir...
i
95
söylev 79 dikkati çekilir. Belki Refet Bey böyle bir durumu göz önünde tutarak şimdilik Amasya'da kalmayı daha uygun bulur." Beşinci Tümen Komutanının 19 Temmuz 1919'da verdiği yanıtta dikkati çeken şu cümleler vardı: "Salâhattin Bey daha Samsun'dadır. Şimdiye değin kendisiyle görüşemediğim gibi hiçbir gerçek ve önemli...
i
96
80 NUTUK tatmin ederek vazife-yi vataniyesini hatırlattım. Memleketini herhalde sever ve fakat vakitsiz icraata gelemez. Aşağı yukarı Vali Reşit Paşa'dan biraz daha iyi. On Üçüncü Kolordudan geçen eslihadan malümattar olduğu gibi bu işin tesviyesi için İstanbul'da dahi çalışmış ve muvaffak olmuş. Buraya intihabı Cevat ...
i
97
SÖYLEV 81 Kendisine güven ve inan vererek yurt ödevini hatırlattım. Ülkesini kuşkusuz sever; ama vakitsiz iş görmeye gelemez. Aşağı yukarı Vali Reşit Paşa'dan biraz daha iyi. On Üçüncü Kolordudan geçen silahlardan haberli olduğu gibi, bu işi düzenlemek için İstanbul'da da çalışmış ve başarı göstermiş. Buraya onu Cevat ...
i
98
82 NUTUK mu? Şahsım hakkında hiçbir endişem olmadığını artık anlamışsınızdır (!) Yalnız, kararsız ve programsız hareketlerle maksadı ihlâl edeceğiz. Ya ihtiyatkâr olalım veyahut hemen işi açığa vuralım. Fakat ikisinden birini yapalım. Sivas Kongresinden hali hazırda bir fayda ümit ediyor musunuz? Bugünkü vaziyete nazar...
i
99
SÖYLEV 83 dim için hiçbir kaygım olmadığını artık anlamşsınızdır (!). Yalnız, kararsız ve programsız davranışlarla amaçtan ayrılacağız. Ya sakıngan olalım ya da hemen işi açığa vuralım. Ama ikisinden birini yapalım. Sivas Kongresinin bugün için yararlı olacağını umuyor musunuz? Bugünkü duruma göre bu kongrenin Sivas'ta...
i
100
84 NUTUK 3 — İngilizler, benim İstanbul'a celbim hususunda fevkalâde ısrar ve hükûmeti son derece tazyik ettiler. Hükûmet ve zât-ı şahane ile, makina başında, günlerce devam eden muhaberatta, bu cihet pek aşikâr bildirildi. Bu muhaberat, mülâkatımızda manzur-ı âlileri olacaktır. Fakat, meslekten istifa edince ısrar hit...