Datasets:
Dataset Preview
The full dataset viewer is not available (click to read why). Only showing a preview of the rows.
Job has been terminated due to a temporary spike in resource usage and may be restarted later.
Error code: JobManagerCrashedError
Need help to make the dataset viewer work? Make sure to review how to configure the dataset viewer, and open a discussion for direct support.
text string |
|---|
vapurdan; bunca zaman sonra, uzaklara, hasretlere nanik |
Saat yokluğunu onaylıyor. |
Hafif bir esinti tenime dokunup uzaklaşıyor. Seyyar |
Iâmbaların loşluğunda balık ekmek satan küçük tekneler |
usulca kıpırdanıyorlar deniz üzerinde. Sen gitmedin önce de |
böyleydi bu rıhtım; gittin, birşey değişmedi. Belki de |
zannettiğim kadar çok zaman geçmedi sen gideli; ama bana |
yüzyıl olmuş gibi geliyor. En yakınımdaki anıların bile puslu. |
Sahi, ne kadar zaman geçti sen gideli; birkaç ay mı, |
birkaç yıl mı? |
“Zamanı önemseme.” demiştimsana “Zaman, insanların |
kendilerini sınırlamak için icad ettikleri bir engel. Oysa |
insan, ömrünü zaman kıskacına almadan doyasıya |
yaşayabildiği takdirde başlatır en büyük baş kaldırısını. |
Hayat tüm kalıplaşmış kurallara bir başkaldırı değil midir? |
Bu başkaldırıya Zamanın hükmetmesine izin vermek, |
başlarken savaşı kaybetmesine neden olmaz mı kişinin?” |
Aylardan eylüldü. Şehzadebaşı'ndaydık; tabelasında |
tombul sevimli bir fil bulunan kafenin ikinci katında... |
Gözlerini müzik dolabının birbirlerini takip ederek yanıp |
sönen ışıklarından ayırarak yüzüme çevirmiştin. Gözlerin |
yanıp sönüyordu. |
“Ama gidiyorsun...” diye mırıldandın ağlamaklı bir sesle” |
Ayrı kalacağımız zamanları nasıl yok sayabilirim Revnak? |
“Zamanı yok say demiyorum ki.” dedim. “Sadece seni ele |
geçirmesine izin verme. Unutma ki ayrı kalacağımız günlerin |
sonrasındaki kavuşma, bizim zamana karşı elde ettiğimiz bir |
galibiyet olacak; zaman, aramıza ne kadar uzun serilirse |
serilsin sevgimizi bitiremeyeceğini görecek çünkü.” |
Ama giden ben olmadım, sen gittin. Önemsememeni |
söylediğim zamanı bile şaşırtan ani bir kararla gittin üstelik |
ve ben zamanın gidenden çok geride kalanın, bekleyenin |
üzerine ağırlığını yüklediğini fark ettim çaresizce. |
Çaresizce; çünkü zaman beni yeniyor. |
Zaman intikam alıyor benden. |
Firaklı öykülerin gamsız kahramanı gibi ardına bakmadan |
çekip giden o vapur umutlarımdı benim. |
Öykülerine ulaşmak ve herkesten gizledikleri dünyalarını |
yitirmemek için hararetle bir telâş ile şehrin yollarına |
dağılan insanları seyrettim sığındığım köşeden. Öykülerine |
yabancı olduğum bu siluetlerin kimi artık aşina gelen, kimi |
hiç tanımadığım yüzleri ve anlamlandıramadığım, yaralı kuş |
çırpınışlarıyla (Okıpırdanan gözleri, çocukluğumun eski |
zamanlarında sıkışıp kalmış çizgi romanlarda boşluk |
doldurmak amacıyla kareler içine çiziktirilen figüran |
karakterleri hatırlattı birden. Hüzünlendim. |
Üzerime iyice sinerek oturduğum banka bulaşan kasveti |
geride bırakabilmek umuduyla kalktmım; kıyıya yanaşarak |
denizi seyrettim. Usulca sıyırıp bedenimden, akşama |
bulanan karanlık sulara daldırdıim ruhumu. Denizin |
metrelerce altından baktım dışarı. Gördüğüm herşey yabancı |
geldi odüşümün gözlerine. Korktum; seni özledim; |
yokluğundan korktum bu kez. Aklımı yitirmemek için koşar |
adım kaçtım oradan; bulvara çıktım. Masallardan kurtulan |
korkutucu devler apartmanlara dönüşmüş, taş ve camlarla |
yeniden yapılanan evleriyle gökyüzünü kapatmış ve onları |
vücuda getiren insanların mavi cennetlerini kısıtlayarak tüm |
özgürlük hayallerini tutsak etmişlerdi. Ağaçlı, çiçekli, kuşlu, |
dereli ve güneşli, yemyeşil-masmavi bir dünya arzuladım o |
an. Tüm cennetler ölümlüydü ne varki, tüm hatıralar |
Acılar çeken düşüncelerimi yakalarından tutup, bahçe |
içindeki kiralık bir gecekonduya, odalardan birine konmuş |
yeşil, sihirli bir koltuğa savurdu ölümlü hatıralarım. |
Çocukluğumun masum zamanlarına gömüldüm: |
Sıvası dökük duvarları arasında çocukluğumu geçirdiğim |
o bahçeli gecekonduyu hiçbir zaman unutmadım. |
Çocukluğum, masum hayalleri körelten zaman kesitlerinde |
sıkışıp kalmış olsa da, o günlerin tatlı kokusu iki odalı bir |
gecekondu görüntüsüne bürünerek ulaşıyor bana. |
Çocukluğumu özlüyorum. |
Usulcacık açılan bir zaman kapısından, geride |
düşüncelerimi, kaygılarımı ve alışmışlığın can sıkıntısını |
bırakarak çocukluğuma, o çizgi romanlı, plâskit askerli, |
milliyet çocuklu günlere geçivermek; okul dönüşü çantamı |
bir kenara bırakıp, babaannemin mirası büyük yeşil koltuğa |
gömülüp, bir elimde özenle hazırladığım koca bir sandviç, |
bir elimde Zagor'un bilmem kaçıncı sayısıyla hayal |
dünyalarına dalıvermek gerçekleşmesini en çok arzuladığım |
düşlem şu günlerde. |
Benigeçmişe yamalıyor verdiğin acılar. |
O koltuğu seviyordum. Belki çelimsiz vücudumu |
End of preview.
Türkçe Veriseti
Türkçe metin üretimi ve Markov modeli deneyleri için hazırlanmış özel araştırma anlık görüntüsü.
İçerik
birlesmis.txt— birleştirilmiş Türkçe metin derlemi (yaklaşık 7,78 GB).turkish.db— derlemin SQLite gösterimi (yaklaşık 8,79 GB).
Kullanım amacı
Bu veri seti; Türkçe tokenleştirme, derlem istatistikleri ve Markov türü dil modelleri üzerinde tekrarlanabilir yerel araştırma ve değerlendirme yapmak için hazırlanmıştır.
Veri seti Türkçe cümle ile doludur.
- Downloads last month
- 33